Hakkında Close Encounters of the Third Kind
Steven Spielberg'in 1977 yapımı başyapıtı 'Close Encounters of the Third Kind', bilim kurgu sinemasının kilometre taşlarından biridir. Film, Indiana'da yaşayan sıradan bir elektrik hattı işçisi olan Roy Neary'nin (Richard Dreyfuss) bir UFO ile yakın karşılaşma yaşamasının ardından başlayan olağanüstü yolculuğunu anlatır. Bu deneyim, Roy'un zihninde silinmez bir dağ imgesi bırakır ve onu, yaklaşmakta olan büyük bir olayın cevaplarını aramak için takıntılı bir şekilde ülkeyi dolaşmaya iter. Aynı zamanda, benzer bir görüntüye takıntılı hale gelen genç bir anne olan Jillian Guiler (Melinda Dillon) ile yolları kesişir.
Spielberg'in yönetmenliği, filme hem bir macera hem de derin bir karakter çalışması havası katar. Richard Dreyfuss'un, sıradan bir adamın inancı ve merakı uğruna her şeyini riske atışını canlandırması unutulmazdır. François Truffaut'nun bilim insanı Claude Lacombe rolündeki performansı ise insani duyarlılığı temsil eder. Filmin en ikonik sahneleri, özellikle dev uzay gemisi ile yapılan müzikal iletişimin gösterildiği finali, sinema tarihine kazınmıştır. John Williams'ın epik ve merak uyandıran müzikleri bu anlara eşlik eder.
'Close Encounters of the Third Kind', uzaylı temasını korku temelli değil, merak, hayret ve umut temelli ele almasıyla diğer birçok filmden ayrılır. İnsanın bilinmeyene duyduğu saf merakı ve iletişim arzusunu yüceltir. Görsel efektleri (Oscar ödüllü) ve pratik efektleri, bugün bile etkileyiciliğini korumaktadır. Eğer bilim kurgunun altın çağından, derinlikli bir hikaye, unutulmaz karakterler ve görsel bir şölen arıyorsanız, bu Spielberg klasiğini mutlaka izlemelisiniz. Hem nostaljik bir yolculuk hem de zamansız bir sinema deneyimi sunar.
Spielberg'in yönetmenliği, filme hem bir macera hem de derin bir karakter çalışması havası katar. Richard Dreyfuss'un, sıradan bir adamın inancı ve merakı uğruna her şeyini riske atışını canlandırması unutulmazdır. François Truffaut'nun bilim insanı Claude Lacombe rolündeki performansı ise insani duyarlılığı temsil eder. Filmin en ikonik sahneleri, özellikle dev uzay gemisi ile yapılan müzikal iletişimin gösterildiği finali, sinema tarihine kazınmıştır. John Williams'ın epik ve merak uyandıran müzikleri bu anlara eşlik eder.
'Close Encounters of the Third Kind', uzaylı temasını korku temelli değil, merak, hayret ve umut temelli ele almasıyla diğer birçok filmden ayrılır. İnsanın bilinmeyene duyduğu saf merakı ve iletişim arzusunu yüceltir. Görsel efektleri (Oscar ödüllü) ve pratik efektleri, bugün bile etkileyiciliğini korumaktadır. Eğer bilim kurgunun altın çağından, derinlikli bir hikaye, unutulmaz karakterler ve görsel bir şölen arıyorsanız, bu Spielberg klasiğini mutlaka izlemelisiniz. Hem nostaljik bir yolculuk hem de zamansız bir sinema deneyimi sunar.


















